tel:+905417709205

21. Yüzyılda Okuryazarlık

“Değişik türdeki yazılı kaynakları, kayıtları kullanarak tanımlama, anlama, yorumlama, bir araya getirme, iletişim kurma ve hesap yapma yeteneğidir.” Okuryazarlığın bu tanımından yola çıkarsak yazabilmek için ilk öncelikle okuyabilmek lazım. Ama paldır küldür okumaktan bahsetmiyoruz. Okuyup, anlayıp yorumlama yapacağınız metne 5n1k sorularını sormadan okumak gereksiz ve alan dışı okumaya sebep olabilir.

Girişimcilikte birçok kere sorduğumuz gibi neden okuyorum değil, okumasam ne kaybederim diye sorduğumuzda cevabı bizi tatmin ediyorsa okumak lazım.

Hedefimiz teknoloji okuryazarlığı oldu hâlde bu sözcük öbeğini ikiye bölüp detaylı analiz etmemiz gerekiyor. Tümevarım yapabilmek için okuryazarlıktan başlayıp sonra teknolojiye geçmek gerekecektir.

 

 

 

 

Okuryazarlığı;
⦁ KUŞAK FARKLILIĞI
⦁ KÜLTÜREL COĞRAFYA
⦁ SOSYAL EKONOMİK STATÜ benzeri alt başlıklarda analiz edebiliriz.

Sürekli büyüyen ve durdurak bilmeden kirlenen bilgi havuzlarının güvenilirliği bir başka tartışma konusu olabilir. Bir bilginin teyiti yine bir başka bilgiye dayanmak zorunda. Yoksa arkasında milyonlar olan sosyal medya hesaplarından yapılan bir paylaşım domino etkisi yapabilir.

Okuryazarlığın birinci kuralı okuduğunu sorgulamaktır. Okuduğuna inanmak ve özümsemek için önce onu soru bombardımanına tutmak gerekecektir. Buradan çıkarılacak sonuç ise önce hipotez, teori ve kanun terimlerinin altını doldurmak gerekecektir. Çünkü bilginin doğruluğu ispatlandığında o bilgiye inanmak ve o bilginin ışığında kategorisi doğrultusunda okuryazarlığını arttırmak asıl meseledir.

 

Kanunlaşmış bilgileri ve henüz aksi ispatlanmamış teorileri güvenilir bilgi olarak olarak hafıza sarayımıza alabiliriz. Peki bu bilgileri araştırma, okuma, kavrama ve yorumlama konusunda en verimli iş akışı nasıl olacak diye sorarsak cevabı çok basit ama bir o kadar da çeşitlilik içerecektir.

 

⦁ KUŞAK FARKLILIĞI

“Ağaç yaşken eğilir.” Alanında uzman pedagogların da danışanlara verdiği örneklendirmelerden yola çıkacak olursak çocuklar taklit yeteneklerini sayesinde bilgi ve beceriyi sahiplenirler. Çocukların hafıza sarayı ve okuduğunu, gözlendiğini algılama ve yorumlama yetenekleri okul öncesi dönemlerinde evde ebeveyn eğitimi ve okulun ilk çağlarında ise arkadaş ve eğitmenleri tarafından şekil alıyor.

 

21.yüzyılda bilginin makrodan mikroya ulaşımı saniyeler içinde olması ile zaman ve mekanın bilgi paylaşımı üzerindeki hatırı sayılır bir şekilde düşmüştür. Bu da bilgi ve beceri sahibi olmak için dünyada daha fazla yaşamış ve pratiğe dönüştürüp tecrübe sahibi olmayı gerektirmiyor. 21.yüzyılda teoride bilgi sahibi olmak ile pratikte tecrübe sahibi olmanın avantajları ve dezavantajları bir başka makale konusu olabilecek kadar geniş bir olay örgüsünü kapsıyor.

⦁ KÜLTÜREL COĞRAFYA

“Coğrafya kaderdir.” Zayıf karakterlerin, azla yetinmenin iyi olduğunu düşünenlerin, konfor alanından çıkmamak için onlarca bahane üretenlerin… …arkasına sığındığı bir bahane kara deliğidir.

Bilgi; artık bir ansiklopedi kapağının içine sıkıştırılan bir kağıt parçasından çıkıp dünyada milyarlarca insanın cebine girmiş bir durumda. Bilginin bu kadar eskizleştirilmiş, müdahale edilebilir olması da bu sefer manipülatif kişilere de zemin hazırlamış oluyor.

Bilgiyi paylaşmak çok hızlıyken, yanlış bilgiyi doğrusuyla güncellemek çok uzun soluklu bir zaman çizelgesine yayılıyor.

 

 

 

⦁ SOSYAL EKONOMİK STATÜ

Ulus içinde ve uluslararası alanda kişi başına düşen milli gelir hasılatı dağılımının dengesiz olması alım gücünü ve mental dayanıklılığı etkiler.

Eğitim, sağlık, gıda, ulaşım vb. kategorilerin kelebek etkisiyle birbiriyle çok içli dışlı oluyor. Sağlık konusunda yeterli desteği alamayan bireyler eğitim alanında okuryazarlık yapamaz duruma gelir. Eğitimini verimli geçiremeyen bir birey ise gıda konusunda okuryazarlık yapamaz ve dolaylı olarak zayıflık ve obezite ile mücadele etmek zorunda kalır.

İnternet Erişim Gelişmesi;

Yukarıda da belirttiğimiz gibi ansiklopedi bilgilerini ceplerimize kadar yakınlaştırdı. Bunun en bariz yöntemi ise internet üzerinden erişim hakkıdır. İnternete erişim gelişmesindeki verilerin yükselmesi doğru bilgiye ve doğru şekilde bilgiyi yönetme anlamına gelmiyor. Kirletilmiş bilgiye erişim katbekat hızlanıyor. Bu kirliliği temizlemenin, azaltmanın en ideal yolu ise bilgiyi internete sunarken bir filtreden geçirilmeli.

Yapay zeka veya makine öğrenmesi gibi alternatif onlarca farklı ileri düzey teknoloji okuryazarlığını konu alan bilişim sektörünün branşlarından destek alınmalı.

 

Kaynakça

⦁ Okuryazarlık nedir

https://tr.wikipedia.org/wiki/Okuryazarl%C4%B1k

⦁ Okuryazarlık nedir

https://www.researchgate.net/publication/303373143_BILGI_VE_ILETISIM_TEKNOLOJILERI_ISIGINDA_TURKIYE’DE_YAPILAN_OKURYAZARLIK_CALISMALARINDAKI_EGILIM_LITERACY_STUDIES’_TRENDS_IN_TURKEY_IN_THE_LIGHT_OF_INFORMATION_AND_COMMUNICATION_TECHNOLOGIES_Keywords

⦁ Hipotez, Teori, Kanun

https://evrimagaci.org/bilim-gercekten-nasil-calisir-hipotezler-ispatlaninca-teori-daha-da-ispatlaninca-kanun-olmazlar-5548

⦁ Sosyal ekonomik statü

Sosyoekonomik Statü Ölçüm Aracı

⦁ 2012-2022 İnternet erişim tablosu

https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Hanehalki-Bilisim-Teknolojileri-(BT)-Kullanim-Arastirmasi-2022-45587#:~:text=%C4%B0nternet%20kullanan%20bireylerin%20oran%C4%B1%20%85,%80%2C9%20oldu%C4%9Fu%20g%C3%B6r%C3%BCld%C3%BC.